Çocuk

Çocuk; öğrenmeye, sevmeye sevilmeye, estetiğe, başarmaya, başkaları tarafından kabul görmeye,  güvene, bir grubun üyesi olmaya ihtiyaç duyar. Bunlar temel ruhsal ihtiyaçlardır ve yaşam boyu devam eder.  

Şüphesiz ki çocukların hassas dengeler üzerine kurulu dünyasına girerek o dünyayı doğru enstrümanlarla renklendirmek; çocuğun ve ait olduğu dünyanın tüm desenleriyle, analitik bir bakış açısıyla irdelenmesiyle mümkündür. Çocuklar bu hassasiyeti hak eden öncelikli ‘değer’lerdir; çünkü (*)insanlık, çocuğa verebileceğinin en iyisini vermekle yükümlüdür. 

Çocuklara yönelik her etkinliği bu değer üzerinden inşa eden Gelişim Atölyesi, partner şirketler ya da birlikte yol aldığı çocuklar ve ebeveynlerle kendisi arasındaki değere dayalı güven ilişkisini, temelli bir ilişkinin anahtarı olarak görür.

Hizmet kalitesini bu güvenli ilişkinin olmazsa olmaz koşulu olarak değerlendiren Gelişim Atölyesi, çocuklara hizmet ettiği tüm iş süreçlerinde yetişkinlere sunduğu hizmet esaslarına sıkı sıkıya bağlı kalır. Memnuniyet yaratma, sürekli iyileştirme, sadakat, uyum, fark, fayda, güvenirlik gibi temel prensipler çerçevesinde paket programlar geliştirerek alternatif çözümler üretir ve pratize eder.

Gelişim Atölyesi uzman eğitmen kadrosu tarafından danışmanlar desteğiyle yürütülen Resim-Heykel, Yaratıcı Drama, Tiyatro, Okuma ve Tasarım Atölyeleri ile kişisel gelişim ekseninde farklı yaş gruplarına yönelik farklı programlar sunar. Yaratıcılığın sunduğu kendine güven, anında çözüm üretme, spontane davranma vb. özelliklerle çocukların güçlü bireylere dönüşmesine yardımcı olan atölyelerle, çocuğun hayal dünyası desteklenir ve beslenir; gerçeklikle bağını koparmadan gelişimine katkıda bulunulur. İçinde saklı enerjinin serbest bırakılmasına ilişkin metotlar öğretilerek çocuğun kendisini ve çevresini tanıması, duyularını ve duygularının fark etmesi sağlanır.  Atölyeler, çocuğun bilinci ve duygusal tecrübesi arasındaki köprü vazifesi görür; yaşamda bir kez yaşanabilen ve tekrarlanma olasılığı olmayan durumların yaşanmasını sağlar. Sanatsal değer taşımayan fakat çocuğun tüm dünyasını aktarabildiği kendini ifade edebildiği araçlara başvurularak, ideal ortamlarda dolaysızca duyumsal ve duyuşsal deneyler yapma olanağı yaratılır.

(*)Çocukların erişkinden farklı fiziksel, fizyolojik, davranış ve psikolojik özellikleri olduğu, sürekli büyüme ve gelişme gösterdiği bilincinin yerleşmesi, çocukların bakımının bir toplum sorunu olduğu ve bilimsel yaklaşımlarla herkesin bu sorumluluğu yüklenmesi gerektiği düşüncesiyle 20 Kasım 1959'da toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu karalarındandır.

http://picasaweb.google.com/gacocuk